Haberler / Duyurular

Şap Hastalığının Önüne Geçilmeli

Şap Hastalığının Önüne Geçilmeli
Halk arasında tabak hastalığı olarak bilinen, bütün çift tırnaklı hayvan türlerinde görülebilen bulaşıcı şap hastalığı hakkında bilgi veren Van Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Genel Sekreteri Doç. Dr. Loğman Aslan, şap hastalığın önüne geçilmesi için ön

Bu yıl ilk olarak eylül ayında Van’da görülen ve kısa bir süre içinde tüm ülkeye yayılan şap hastalığı hakkında bilgi veren Doç. Dr. Loğman Aslan, Mülkü idareler, yerel idareler, veteriner hekimleri ve hayvan sahipleri bir araya gelmeden şap hastalığı sorununun çözülemeyeceğine dikkat çekti.

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Van Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Genel Sekreteri Doç. Dr. Loğman Aslan, yaşanan olaylar ve çalışmaların yetersizliği nedeniyle hayvanların aşılarının tam yapılmadığından dolayı şap hastalığının ortaya çıktığını belirtti.

Şap hastalığı hakkında bilgi veren Aslan,“Şap hastalığı genellikle çift tırnaklı hayvanlarda oluşan viral bir hastalıktır. Bu hastalık özellikle büyükbaş hayvanlarda daha çok görünen bulaşıcı bir hastalıktır. Şap hastalığı yıllardan beridir ükemizde görülmekte ve devlet tarafından 6 ayda bir aşılar yapılmaktadır. Ayrıca şap hastalığı büyük ölçüde maddi kayıplara da yol açan bir hastalıktır.” dedi.

ŞAP HASTALIĞI NASIL ENGELLENİR?

Şap hastalığının engellenmesi için alınması gereken önlemlerden bahseden Aslan, “Bir hayvanın şap hastalığına yakalanmaması için iki dönem ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde aşılarının yapılması gerekiyor. Koruyucu aşılar yapıldıktan sonra, hayvanların beslenmesi için şartların uygun olması gerekir ve bu durumda hayvan transportunun korunma altına alınması lazım. Bir şehirde hayvan pazarları günlük olarak kontrol edilmelidir. Özellikle hayvan meydanları hastalığın bulaşıp, daha çok yayılmasına neden olur. Kısacası aşılama, taşıma ve iyi bir beslenme ortamıyla şap hastalığının önüne geçilebilir.” şeklinde ifade etti.

“HAYVAN AŞILARI TAM YAPILAMIYOR”

Yaşanan olaylar ve çalışmaların yetersizliği nedeniyle hayvanların aşılarının tam yapılmadığını belirten Aslan, “Biz Veteriner Hekimler Odası ve Tarım İl Müdürlüğü’ndeki veterinerler olarak halkımızı bilinçlendirme noktasında şu ana kadar yaptığımız çalışmalar ile eksik kaldık. Bu eksikliği de kabul etmemiz lazım. Tabi bundan sonra faal bir şekilde hem halkı hemde Tarım İl Müdürlüğü’nü harekete geçirmek için çalışmalar yapmak gerekiyor.  Yapacağımız çalışmalar ise veteriner hekimlerinin çalışma düzenini ayarlamak ve bu noktada sorunlarını gidermektir. Güvenlik vasıtasıyla yaşanan olaylardan dolayı hayvanlara aşı yapmak için tüm köylere ulaşılamıyor. Bunun yanında hayvan sahibi çiftçilerin ekonomik kaygılarından dolayı aşılar yapılmıyor.” dedi.

ŞAP HASTALIĞI İLK OLARAK VAN’DA MI ÇIKTI?

Şap hastalığın şekil değiştirerek Van’dan yayılma bilgisinin net olmadığına dikkat çeken Aslan, hastalığın yayılma sürecini bölgenin komşu ülkelerinden getirilen hayvanlardan kaynaklandığına bağladı.

Aslan, “Bölgemizin sınırları geniş bu noktada taşınmada çok yer değiştirmektedir. Bununla beraber Suriye’deki olaylardan dolayı hayvanların büyük bir kısmı Türkiye’ye giriş yaptı. Bu noktada İran, Irak ve Suriye sınırlarına komşu olan bölgemiz, bu ülkelerde getirilen hayvanların aşısının yapılıp yapılmadığı ise bilinmiyor. Şap hastalığın şekil değiştirerek Van’dan yayıldığı bilgisi tam net değildir. Bu noktada Van işini doğru yaptığı için bu numune Van ilinden çıktı. Kısaca Van kendisini ispiyonladı da diyebiliriz.”şeklinde konuştu.

ŞAP HASTALIĞI İNSANA BULAŞIR MI?

Aslan devamla, “Gönümüzde çok sayıda hayvan şap hastalığına yakalanmıştır. Şap hastalığı çıktığı bölgede alım, satım ve kesimin durdurulmazsı lazım. Eğer sirkülasyon devam ederse şap hastalığı da yayılır. Yayılmanın önüne geçmek için şaplı hayvanların kesiminin, satışının yasaklanması gerekir ya da gittiği yerde kontrol edilmesi dâhilinde kesimlerin yapılması gerekir. Fakat şap hastalığına yakalanan bir hayvanın eti ve yahut sütünün insanlara bir zararı yoktur.  Şap hastalığı etten ve sütten insana bulaşabilecek bir hastalık değildir, ama vatandaş bu eti evine götürdüğü zaman, şayet evinde hayvanı var ise o hayvanları şap hastalığına yakalanabilir.” ifadelerini kullandı.

“ŞAP HASTALIĞI SÜREKLİ TİP DEĞİŞTİRİYOR”

Şap hastalığının insanlarda görülen grip enfeksiyonu gibi sürekli tip değiştirdiğini vurgulayan Aslan, “Çift tırnaklı hayvanlarda görülen şap hastalığı insanlarda görülen grip hastalığına benzer, çünkü ikiside viral bir hastalıktır. Bu durumda grip hastalığı nasıl şekil değiştirip domuz gribine döşüyorsa, şap hastalığıda sürekli tür değiştirmektedir. Hayvanların yeri, yemleri, bakımları iyi değilse ve aşıları da kontrollü bir şekilde yapılmazsa bu hastalığın vereceği zarar daha fazla olacaktır. Yöremize göre değerlendirirsek; Van’daki köylerdeki ahırlar yeni sistem ahırlar değildir. Bölgemizde kışların uzun sürmesinden dolayı da 5-6 ay boyunca hayvanlar kapalı ve havasız ahırlarda kalıyor. Şap hastalığı genellikle yılın ekim aylarında meralardan, ahıra dönüşüm sürecinde mevsimsel değişiklerinden dolayı meydana geliyor.  Ayrıca bu yıl hayvan sirkülasyonu çok olmasından dolayı, hayvan şap hastalığından çok etkilendi. Bu noktada Tarım İl Müdürlüğü’nün verilerine göre de aşılama tam istenilen düzeyde olmadı.” diye konuştu.

YETKİLİLER HAREKETE GEÇMELİ!

Mülkü idareler, yerel idareler, veteriner hekimleri ve hayvan sahipleri bir araya gelmeden şap hastalığı sorununun çözülemeyeceğini söyleyen Aslan, “Bölgede hayvanların zoonoz hastalıklara yakalanmaması için kurumların bir araya gelerek bir mekenizma kurması gerekmektedir. Zoonoz hastalık dediğimiz; hayvanlardan, insana ve ya insandan hayvana bulaşan ve ölümlere neden olan hastalıklardır.  Zoonoz hastalıklardan kurunmak için sivil mekanizmanın kurulması gerekmektedir. Bu durumda var olan birlikler ve Tarım İl Müdürlüğü görevini yaparsa aşılarda tam yapılırsa bu hastalığın önüne geçilebilir.” dedi.